Dinamikliği nedeniyle;

 Boğaziçi mezunlarına,
 Boğaziçi öğrencilerine ve
 Boğaziçili kimseleri arayanlara ürün  ve hizmetleri duyurmak oldukça cazip ve benzersiz bir öneri.

Tanıtım ve reklam hizmetleri için:

Yeni İmkan,

işlerinize yeni imkan!

İletişim için tıklayınız.

 

Dünya piyasalarını bekleyen çok büyük riskler var!

 Piyasalarda Gündem

Sinan Durmuşalioğlu

[sinandurmusalioglu@yahoo.com]

Piyasalar açısından Ağustos ayının en belirleyici gelişmesi ABD emlak piyasasına yönelik endişeler olmuştu. Amerikan hisse senetlerinde başlayan düşüş, çok kısa bir süre içinde geçmiş 3-4 yıllık dönemde çok büyük miktarda sıcak para çekmiş olan gelişmekte olan ülkelere sıçradığı gözlendi.

Son birkaç yıldır Amerikan gayrimenkul piyasası çok değerlenmiş, aşırı değerlenmiş gayrimenkuller teminat gösterilerek alınan krediler gelişmekte olan ülke borsaları başta olmak üzere dünya piyasalarına akmıştı. Avustralya ve İngiltere’de gayrimenkul şirket iflasları; ardından da ABD’li bazı mortgage şirketlerinin kredi vermeyi durdurduğunu açıklamasının ardından dünya piyasaları buna çok hızlı bir şekilde negatif tepki verdi. Son yıllardaki likidite bolluğunun sona ermekte olduğu ve sıcak paranın büyük oyuncuların açık pozisyonlarını kapatması yüzünden geri döneceği düşünceleri gelişmekte olan ülke piyasalarını da özellikle kötü etkilemişti.

 

Japonya’daki faizsiz ortamın yarattığı arbitraj imkânının şekillendirdiği carry trade’in de sonuna gelindiği, paranın Amerikan hazine bonolarından tekrar Japonya’ya dönmekte olduğu konuşuluyordu. Piyasalarda mortgage piyasasına yönelik endişelerin olduğu günlerde Japon Yeni’nin ABD Doları’na karşı çok hızlı değer kazanması bu iddiayı destekler nitelikteydi.

 

Gözler FED Başkanı Bernanke’nin üzerindeydi... Ve FED hızlı davranarak faiz indirdi. Emlak şirketleri ve piyasalara 20 milyar dolar civarında para enjekte ederek likidite sorunu aşmaya çalıştı. Avrupa Merkez Bankası da aynı günlerde piyasalar için 50 milyar dolar civarında likidite sağladı. FED’in kararlı tutumu piyasalara güven verdi, dünya genelinde hisse senedi ve hazine bonosu piyasaları kayıplarını hızla geri almaya başladılar. Eylül ortasındaki 0.50 puanlık kriz sonrası ikinci FED faiz indirimini takiben  piyasalar Ağustos ortasındaki çalkantının etkilerini tamamen üzerlerinden atmış görünüyorlardı. Devamındaki günlerde Wall Street ve Avrupa borsaları kayıplarını tamamen telafi etmiş bir duruma ulaştılar. IMKB 58.000 puanlarla seçim öncesi tarihi zirvesinin dahi üzerine çıktı . Aramızda benzerlikler gösterilen Brezilya’nın BOVESPA endeksi ise 60.000 puanların üzerinde kriz öncesinden  daha yüksek bir seviyelerde hareket ediyor .

 

Tabii ki Amerikan emlak piyasasına yönelik endişeler tamamen yatışmış değil. Herşey FED’in düşük faiz politikasına ve mümkünse faiz indirimlerine devam edebilmesine bağlı görünüyor.

 

Dünya piyasalarını bekleyen çok büyük riskler var.

İlki, düşük faiz ortamının Amerikan ekonomisini enflasyonist bir ortama sürükleyebileceği ve bunun düşük faiz politikalarından vazgeçilmesine yol açabileceği. İkincisi ise; faiz indirimleri yüzünden iyice zayıflayan doların, kur avantajıyla Amerikan piyasasına yönelik ihracata dayanan Uzakdoğu ekonomilerini durgunluğa sürükleyerek Uzakdoğu kaynaklı yeni bir krize yol açabileceği. Bunlar FED’in elini zayıflatan unsurlar.

Bu riskler üzerindeki algılamaların yeniden belirginleşmesi;  geçtiğimiz günlerde Citibank’ın 12 milyar doları geçip ( write-off)varlıklarda yer alanı silip masraf yazması ve General Motors’un 38 milyar dolarlık rekor denebilecek zarar açıklamaları ile oldu. Başta Hong Kong Borsası öncülüğünde Uzakdoğu borsaları ağırlıklı düşüş; Amerikan ve Avrupa borsalarında da etkili oluyor. Kasım ayı içerisinde 13.800 puanlara kadar çıkmış olan Dow Jones endeksi 12.500 seviyelerine gevşemiş durumda. Piyasaya aşırı olarak tabir edilebilecek şekilde likidite vermek durumunda olan FED; doların değer kaybına şekil veren ilk unsur. Euro/Dolar paritesi 1.48’ lerle rekor seviyelerde. FED diğer yandan faiz indirimlerine devam etme sinyalleri vermeyi de sürdürüyor. Dolar / yen paritesi carry trade’in devam edip etmeyeceğine ilişkin öncü gösterge niteliğinde olduğu için dikkatle takip ediliyor. Yen’in değer kazanımı tüm dünya piyasalarında olumsuz algılanıyor.

Tüm dünyada, son yıllarda aşırı değerlenmiş emlak ve hisse senedi piyasaları başta olmak üzere tüm piyasalar için bir geri dönüş, hızlı bir bozulma korkusu hâkim. Ekonomistler tarafından, olumlu senaryolardan çok kötümser senaryolar yazılıyor bu günlerde…

 

Eski FED Başkanı Greenspan, geçtiğimiz aylarda çıkardığı kitabında olumsuz senaryoya yakın tahminlerde bulunuyor. Greenspan, ABD’nin enflasyonist bir ortama sürükleneceği ve önümüzdeki 5-10 yıllık bir süre içinde FED faizinin 10% a ve hatta biraz daha üzerine çıkacağından bahsediyor.

Son yıllarda pozitif ivme yakalamış Türk ekonomisi açısından, içinde bulunduğumuz güçlü büyüme trendinin bozulmaması için global kaynaklı bir kriz yaşanmaması çok  büyük bir önem taşıyor. 

Sinan Durmuşalioğlu

[sinandurmusalioglu@yahoo.com]

Ana sayfa-İngilizce-İş İngilizcesi-Matematik-Toefl-Fen-Fizik-Koçluk-Geometri-Tarih-Türkçe/Edebiyat-Mantık-Rusça
Bilgisayar-Para piyasaları-
Boğaziçiliden fotoğraflar-Ders ver-Hakkımızda-İletişim-English